Wooloot

B2 seviyesi İngilizce kelimeler

Orta üstü seviye: fikir bildirmek, tartışmak ve okumak için kelimeler. 619 kelime; Türkçe anlamı, okunuşu ve örnek cümlesiyle. Kelimeye dokun, ayrıntısını gör.

KelimeTürkçe anlamıOkunuşuTürü
perspectivebakış açısı, perspektif/pɚˈspɛktɪv/isim
persuadeikna etmek/pɚˈsweɪd/fiil
phrasebookkonuşma kılavuzu/ˈfreɪzbʊk/isim
plateauyayla, plato; duraklama/plæˈtoʊ/isim
playwrightoyun yazarı/ˈpleɪˌraɪt/isim
point of viewbakış açısı/ˌpɔɪnt əv ˈvjuː/isim
point outdikkat çekmek, belirtmek/pɔɪnt aʊt/kalıp
pollutekirletmek/pəˈlut/fiil
portionporsiyon; pay/ˈpɔːrʃən/isim
postponeertelemek/poʊstˈpoʊn/fiil
potentialpotansiyel; olası, muhtemel/pəˈtɛnʃəl/isim, sıfat
povertyyoksulluk/ˈpɑːvɚti/isim
predicttahmin etmek, öngörmek/prɪˈdɪkt/fiil
presentationsunum/ˌprɛzənˈteɪʃən/isim
preservativekoruyucu madde/prɪˈzɝːvətɪv/isim
pressbasın; basmak/prɛs/isim, fiil
preventönlemek, engellemek/prɪˈvɛnt/fiil
price tagfiyat etiketi/ˈpraɪs ˌtæɡ/isim
prioritizeöncelik vermek, önceliklendirmek/praɪˈɔːrəˌtaɪz/fiil
priorityöncelik/praɪˈɔːrəti/isim
prisonhapishane, cezaevi/ˈprɪzən/isim
privacygizlilik; mahremiyet, özel hayat/ˈpraɪvəsi/isim
procedureprosedür, işlem, yöntem/prəˈsiːdʒɚ/isim
processedişlenmiş/ˈprɑːsɛst/sıfat
propertymülk, emlak; özellik/ˈprɑːpɚti/isim
proposalöneri, teklif/prəˈpoʊzəl/isim
proposeönermek; evlenme teklif etmek/prəˈpoʊz/fiil
propssahne eşyaları, aksesuar/prɑːps/isim
proteinprotein/ˈproʊtiːn/isim
protestprotesto, eylem; protesto etmek/ˈproʊtɛst/isim, fiil
public spacekamusal alan/ˌpʌblɪk ˈspeɪs/isim
publishyayımlamak/ˈpʌblɪʃ/fiil
punctualdakik/ˈpʌŋktʃuəl/sıfat
punishmentceza/ˈpʌnɪʃmənt/isim
purchasesatın alınan ürün, satın alma; satın almak/ˈpɝtʃəs/isim, fiil
qualitykalite/ˈkwɑːləti/isim
quit(işten) ayrılmak, bırakmak/kwɪt/fiil
raiseyetiştirmek, büyütmek; yükseltmek/reɪz/fiil
raise awarenessfarkındalık yaratmak/reɪz əˈwɛrnəs/kalıp
reasonablemakul, mantıklı/ˈriːzənəbəl/sıfat
reassureiçini rahatlatmak; güven vermek/ˌriəˈʃʊr/fiil
rebuildyeniden inşa etmek/riːˈbɪld/fiil
receiptfiş, makbuz/rɪˈsit/isim
recommendtavsiye etmek, önermek/ˌrɛkəˈmɛnd/fiil
recoveriyileşmek, toparlanmak/rɪˈkʌvɚ/fiil
recoveryiyileşme, toparlanma/rɪˈkʌvəri/isim
redundantişten çıkarılmış (kadro fazlası); gereksiz/rɪˈdʌndənt/sıfat
refereehakem/ˌrɛfəˈriː/isim
referencereferans; değinme/ˈrɛfərəns/isim
refundpara iadesi; parayı iade etmek/ˈrifʌnd/isim, fiil
rehearseprova yapmak/rɪˈhɝːs/fiil
reignsaltanat, hükümdarlık; hüküm sürmek/reɪn/isim, fiil
relativeakraba; göreceli/ˈrɛlətɪv/isim, sıfat
releaseserbest bırakmak; yayımlamak/rɪˈliːs/fiil
reliablegüvenilir/rɪˈlaɪ.ə.bəl/sıfat
reliefrahatlama; yardım/rɪˈliːf/isim
relievedrahatlamış; içi rahat/rɪˈlivd/sıfat
reluctantisteksiz, gönülsüz/rɪˈlʌk.tənt/sıfat
rely ongüvenmek; bel bağlamak/rɪˈlaɪ ɑn/kalıp
remoteuzak, ıssız; uzaktan/rɪˈmoʊt/sıfat
renewableyenilenebilir/rɪˈnuəbəl/sıfat
researcharaştırma; araştırmak/ˈriːsɝːtʃ/isim, fiil
residentialkonut, yerleşim/ˌrɛzɪˈdɛnʃəl/sıfat
resignationistifa/ˌrɛzɪɡˈneɪʃən/isim
resolveçözmek; karar vermek/rɪˈzɑlv/fiil
resorttatil köyü, tatil beldesi/rɪˈzɔːrt/isim
resourcekaynak/ˈrisɔrs/isim
respectsaygı; saygı duymak/rɪˈspɛkt/isim, fiil
responsibilitysorumluluk/rɪˌspɑːnsəˈbɪləti/isim
restlesshuzursuz, yerinde duramayan/ˈrɛstləs/sıfat
retailperakende; perakende/ˈriːteɪl/isim, sıfat
retireemekli olmak/rɪˈtaɪr/fiil
retirementemeklilik/rɪˈtaɪrmənt/isim
retouchrötuş yapmak/ˌriːˈtʌtʃ/fiil
reusabletekrar kullanılabilir/riˈjuzəbəl/sıfat
reviewyorum, değerlendirme; gözden geçirmek/rɪˈvju/isim, fiil
revolutiondevrim/ˌrɛvəˈluːʃən/isim
robberysoygun/ˈrɑːbəri/isim
rolerol, görev/roʊl/isim
rote learningezberci öğrenme/ˈroʊt ˌlɝːnɪŋ/isim
routegüzergâh, yol/rut/isim
routinerutin, alışkanlık düzeni/ruːˈtiːn/isim
run out of(bir şey) bitmek, tükenmek/ˌrʌn ˈaʊt əv/kalıp
rush hourtrafiğin yoğun olduğu saat/ˈrʌʃ ˌaʊər/isim
salessatışlar, satış/seɪlz/isim
satirehiciv, taşlama/ˈsætaɪɚ/isim
satisfiedmemnun, tatmin olmuş/ˈsætɪsfaɪd/sıfat
savingsbirikim, tasarruf/ˈseɪvɪŋz/isim
savorytuzlu, tatlı olmayan/ˈseɪvəri/sıfat
scarcekıt, az bulunan/skɛrs/sıfat
scenerymanzara, doğal görünüm/ˈsiːnəri/isim
scroll(ekranı) kaydırmak; ekranda gezinmek/skroʊl/fiil
second-handikinci el; ikinci el olarak/ˌsɛkəndˈhænd/sıfat, zarf
securegüvenli; güvence altına almak/səˈkjʊr/sıfat, fiil
self-confidenceözgüven/ˌsɛlf ˈkɑːnfɪdəns/isim
self-consciousçekingen, kendinden utanan/ˌsɛlf ˈkɑːnʃəs/sıfat
self-disciplineöz disiplin/ˌsɛlf ˈdɪsəplɪn/isim
sensitive yanlış arkadaşhassas, duyarlı/ˈsɛnsɪtɪv/sıfat
sentenceceza; cümle; mahkûm etmek/ˈsɛntəns/isim, fiil
set a goalhedef koymak/ˌsɛt ə ˈɡoʊl/kalıp

B2 kelimelerini ezberleme, öğren.

Seviye testiyle doğru yerden başla; Wooloot her kelimeyi unutmak üzereyken tekrar ettirir.