Wooloot

B2 seviyesi İngilizce kelimeler

Orta üstü seviye: fikir bildirmek, tartışmak ve okumak için kelimeler. 619 kelime; Türkçe anlamı, okunuşu ve örnek cümlesiyle. Kelimeye dokun, ayrıntısını gör.

KelimeTürkçe anlamıOkunuşuTürü
evaluatedeğerlendirmek/ɪˈvæljueɪt/fiil
evidencekanıt/ˈɛvɪdəns/isim
evolutionevrim, gelişim/ˌɛvəˈluːʃən/isim
exaggerateabartmak/ɪɡˈzædʒəreɪt/fiil
excavationkazı/ˌɛkskəˈveɪʃən/isim
exhaustedbitkin, çok yorgun/ɪɡˈzɔːstɪd/sıfat
expensemasraf, gider/ɪkˈspɛns/isim
experimentdeney; deney yapmak, denemek/ɪkˈspɛrɪmənt/isim, fiil
expiry dateson kullanma tarihi/ɪkˈspaɪri ˌdeɪt/isim
explorekeşfetmek, gezip dolaşmak/ɪkˈsplɔːr/fiil
expressifade etmek/ɪkˈsprɛs/fiil
facadecephe; dış görünüş, maske/fəˈsɑːd/isim
factgerçek, olgu/fækt/isim
fact-checkdoğruluğunu kontrol etmek/ˈfækt tʃɛk/fiil
family treesoy ağacı/ˌfæməli ˈtriː/isim
fareyol ücreti, bilet ücreti/fɛr/isim
fast fashionhızlı moda/ˌfæst ˈfæʃən/isim
fastenbağlamak, takmak/ˈfæsən/fiil
fed upbıkmış, usanmış/ˌfɛd ˈʌp/sıfat
feeücret; harç/fi/isim
fibrelif/ˈfaɪbɚ/isim
filterfiltre; süzmek/ˈfɪltɚ/isim, fiil
finepara cezası; ceza kesmek/faɪn/isim, fiil
flashflaş; parıltı/flæʃ/isim
flatteringyakışan, olduğundan iyi gösteren; pohpohlayan/ˈflætərɪŋ/sıfat
flexibleesnek/ˈflɛksəbəl/sıfat
focusodak, netlik; odaklanmak/ˈfoʊkəs/isim, fiil
follow uptakip etmek, devamını getirmek/ˈfɑːloʊ ʌp/kalıp
followertakipçi/ˈfɑloʊɚ/isim
food poisoninggıda zehirlenmesi/ˈfuːd ˌpɔɪzənɪŋ/isim
footagegörüntü, video kaydı/ˈfʊtɪdʒ/isim
frauddolandırıcılık/frɔːd/isim
free of chargeücretsiz/ˌfriː əv ˈtʃɑːrdʒ/kalıp
freedomözgürlük/ˈfriːdəm/isim
freelanceserbest çalışan; serbest olarak/ˈfriːlæns/sıfat, zarf
frustratedhayal kırıklığına uğramış, bıkmış; çaresiz hisseden/ˈfrʌstreɪtɪd/sıfat
fuelyakıt, akaryakıt/ˈfjuəl/isim
fundraisingbağış toplama/ˈfʌndˌreɪzɪŋ/isim
furiousçok öfkeli, köpürmüş/ˈfjʊriəs/sıfat
genegen/dʒiːn/isim
generationkuşak, nesil/ˌdʒɛnəˈreɪʃən/isim
generation gapkuşak çatışması/ˌdʒɛnəˈreɪʃən ɡæp/isim
genuinehakiki, sahte olmayan/ˈdʒen.ju.ɪn/sıfat
glacierbuzul/ˈɡleɪʃɚ/isim
gluten-freeglütensiz/ˌɡluːtən ˈfriː/sıfat
gossipdedikodu; dedikodu yapmak/ˈɡɑsɪp/isim, fiil
grandchildtorun/ˈɡræntʃaɪld/isim
greasyyağlı/ˈɡriːsi/sıfat
green spaceyeşil alan/ˌɡriːn ˈspeɪs/isim
guiltysuçlu; vicdan azabı çeken/ˈɡɪlti/sıfat
hackhacklemek, izinsiz girmek/hæk/fiil
harassmenttaciz/həˈræsmənt/isim
hemisphereyarım küre/ˈhɛmɪˌsfɪr/isim
homelessevsiz/ˈhoʊmləs/sıfat
homemadeev yapımı/ˌhoʊmˈmeɪd/sıfat
homesicksıla hasreti çeken, evini özleyen/ˈhoʊmsɪk/sıfat
hormonehormon/ˈhɔːrmoʊn/isim
householdhane, ev halkı; evle ilgili/ˈhaʊshoʊld/isim, sıfat
housingkonut, barınma/ˈhaʊzɪŋ/isim
humidnemli, rutubetli/ˈhjuːmɪd/sıfat
hurricanekasırga/ˈhɝːəkeɪn/isim
hygienehijyen, temizlik/ˈhaɪdʒiːn/isim
illegalyasa dışı/ɪˈliːɡəl/sıfat
imageimaj; görüntü, resim/ˈɪmɪdʒ/isim
impactetki/ˈɪmpækt/isim
implementuygulamak, hayata geçirmek/ˈɪmplɪmɛnt/fiil
impressetkilemek/ɪmˈprɛs/fiil
impressiveetkileyici/ɪmˈprɛsɪv/sıfat
in-lawskayınpeder ve kayınvalide, eşin ailesi/ˈɪn lɔːz/isim
incomegelir/ˈɪnkʌm/isim
independencebağımsızlık/ˌɪndɪˈpɛndəns/isim
independentbağımsız/ˌɪndɪˈpɛndənt/sıfat
indulgekendini şımartmak, keyfine düşkün olmak/ɪnˈdʌldʒ/fiil
inflationenflasyon/ɪnˈfleɪʃən/isim
infrastructurealtyapı/ˈɪnfrəˌstrʌktʃɚ/isim
inheritmiras almak; (genetik) almak/ɪnˈhɛrɪt/fiil
initiativeinisiyatif, girişkenlik; girişim/ɪˈnɪʃətɪv/isim
injurysakatlık, yaralanma/ˈɪndʒəri/isim
innovationyenilik, inovasyon/ˌɪnəˈveɪʃən/isim
inscriptionyazıt, kitabe/ɪnˈskrɪpʃən/isim
installyüklemek, kurmak; takmak, monte etmek/ɪnˈstɔl/fiil
installmenttaksit/ɪnˈstɔlmənt/isim
insurancesigorta/ɪnˈʃʊrəns/isim
interestfaiz; ilgi/ˈɪntrəst/isim
internshipstaj/ˈɪntɝːnʃɪp/isim
interruptsözünü kesmek; yarıda kesmek/ˌɪntəˈrʌpt/fiil
intersectionkavşak/ˈɪntərˌsɛkʃən/isim
intervalara, perde arası/ˈɪntɚvəl/isim
intoleranceintolerans, (besine) dayanıksızlık; hoşgörüsüzlük/ɪnˈtɑːlərəns/isim
invadeistila etmek, işgal etmek/ɪnˈveɪd/fiil
inventionbuluş, icat/ɪnˈvɛnʃən/isim
investyatırım yapmak, yatırmak/ɪnˈvɛst/fiil
investigatesoruşturmak, araştırmak/ɪnˈvɛstɪɡeɪt/fiil
irritatedsinirlenmiş, rahatsız/ˈɪrɪteɪtɪd/sıfat
itineraryseyahat planı, güzergâh/aɪˈtɪn.ə.rer.i/isim
jealouskıskanç, kıskanmış/ˈdʒɛləs/sıfat
judgeyargıç, hakim; yargılamak/dʒʌdʒ/isim, fiil
labeletiket; marka/ˈleɪbəl/isim
landfillçöp depolama alanı; çöplük/ˈlændfɪl/isim
landmarksimge yapı, önemli yer/ˈlændmɑːrk/isim

B2 kelimelerini ezberleme, öğren.

Seviye testiyle doğru yerden başla; Wooloot her kelimeyi unutmak üzereyken tekrar ettirir.