Wooloot

B2 seviyesi İngilizce kelimeler

Orta üstü seviye: fikir bildirmek, tartışmak ve okumak için kelimeler. 619 kelime; Türkçe anlamı, okunuşu ve örnek cümlesiyle. Kelimeye dokun, ayrıntısını gör.

KelimeTürkçe anlamıOkunuşuTürü
landscapemanzara, peyzaj/ˈlændˌskeɪp/isim
landslideheyelan; ezici zafer/ˈlændslaɪd/isim
laneşerit; dar yol, ara sokak/leɪn/isim
latitudeenlem/ˈlætɪˌtuːd/isim
lawkanun, yasa; hukuk/lɔː/isim
lawyeravukat/ˈlɔːjɚ/isim
leftoversyemek artıkları, kalanlar/ˈlɛftoʊvɚz/isim
legalyasal; hukuki/ˈliːɡəl/sıfat
lendborç vermek, ödünç vermek/lɛnd/fiil
lensmercek, lens, objektif/lɛnz/isim
lifelong learninghayat boyu öğrenme/ˌlaɪflɔːŋ ˈlɝːnɪŋ/isim
lightingışıklandırma, aydınlatma/ˈlaɪtɪŋ/isim
literacyokuryazarlık/ˈlɪtərəsi/isim
litter(yere atılmış) çöp; yere çöp atmak/ˈlɪtər/isim, fiil
loankredi, borç/loʊn/isim
lockkilitlemek; kilit/lɑːk/fiil, isim
logologo, amblem/ˈloʊɡoʊ/isim
long-termuzun vadeli/ˌlɔːŋ ˈtɝːm/sıfat
look afterbakmak, ilgilenmek/lʊk ˈæftɚ/kalıp
low-fataz yağlı/ˌloʊ ˈfæt/sıfat
loyalsadık; vefalı/ˈlɔɪəl/sıfat
loyaltysadakat, bağlılık/ˈlɔɪəlti/isim
luxurylüks; lüks/ˈlʌkʃəri/isim, sıfat
magnitudebüyüklük (deprem), şiddet/ˈmæɡnɪtuːd/isim
main courseana yemek/ˌmeɪn ˈkɔːrs/isim
make upbarışmak; uydurmak/meɪk ʌp/kalıp
make-up artistmakyöz, makyaj sanatçısı/ˈmeɪkʌp ˌɑːrtɪst/isim
marknot, puan; iz; not vermek/mɑːrk/isim, fiil
marketingpazarlama/ˈmɑːrkɪtɪŋ/isim
mass-producedseri üretim/ˌmæs prəˈduːst/sıfat
maternity leavedoğum izni/məˈtɝːnəti ˌliːv/isim
matineegündüz gösterisi, matine/ˌmætənˈeɪ/isim
medievalorta çağ, orta çağa ait/ˌmɛdiˈiːvəl/sıfat
meditationmeditasyon/ˌmɛdɪˈteɪʃən/isim
memory cardhafıza kartı/ˈmɛməri ˌkɑːrd/isim
mental healthruh sağlığı/ˈmɛntəl hɛlθ/isim
metabolismmetabolizma/məˈtæbəˌlɪzəm/isim
microscopemikroskop/ˈmaɪkrəˌskoʊp/isim
mildılıman, hafif/maɪld/sıfat
milestonedönüm noktası, kilometre taşı/ˈmaɪlˌstoʊn/isim
mindsetzihniyet, bakış açısı/ˈmaɪndˌsɛt/isim
mineralmineral/ˈmɪnərəl/isim
minimum wageasgari ücret/ˌmɪnəməm ˈweɪdʒ/isim
minutestoplantı tutanağı/ˈmɪnɪts/isim
misinformationyanlış bilgi/ˌmɪsɪnfɚˈmeɪʃən/isim
moleculemolekül/ˈmɑːləˌkjuːl/isim
moodruh hali; keyif/mud/isim
mortgagekonut kredisi, ipotek/ˈmɔːrɡɪdʒ/isim
motivatedistekli, motive/ˈmoʊtɪveɪtɪd/sıfat
motivegüdü, sebep/ˈmoʊtɪv/isim
multitaskaynı anda birden fazla iş yapmak/ˌmʌltiˈtæsk/fiil
must-haveolmazsa olmaz; mutlaka alınması gereken/ˈmʌst hæv/isim, sıfat
must-seemutlaka görülmesi gereken şey; kaçırılmaması gereken/ˈmʌst ˌsiː/isim, sıfat
mutualkarşılıklı; ortak/ˈmjutʃuəl/sıfat
negotiatepazarlık etmek, müzakere etmek/nɪˈɡoʊʃieɪt/fiil
neighborhoodmahalle, semt/ˈneɪbɚhʊd/isim
neighborhood watchmahalle bekçiliği/ˌneɪbɚhʊd ˈwɑːtʃ/isim
nervous systemsinir sistemi/ˈnɝːvəs ˌsɪstəm/isim
nibblekemirmek, azar azar yemek/ˈnɪbəl/fiil
notice periodihbar süresi/ˈnoʊtɪs ˌpɪriəd/isim
notificationbildirim/ˌnoʊtəfəˈkeɪʃən/isim
nutrientbesin ögesi/ˈnuːtriənt/isim
nutritionbeslenme/nuːˈtrɪʃən/isim
objectionitiraz/əbˈdʒɛkʃən/isim
objectivenesnel, tarafsız; amaç/əbˈdʒɛktɪv/sıfat, isim
observegözlemlemek/əbˈzɝːv/fiil
obstacleengel/ˈɑːbstəkəl/isim
off-seasonsezon dışı; sezon dışı/ˌɔːf ˈsiːzən/isim, sıfat
offendkırmak; gücendirmek/əˈfɛnd/fiil
offendersuçlu, kural ihlali yapan/əˈfɛndɚ/isim
opponentrakip/əˈpoʊnənt/isim
optimisticiyimser/ˌɑːptɪˈmɪstɪk/sıfat
organicorganik/ɔːrˈɡænɪk/sıfat
organismorganizma, canlı/ˈɔːrɡəˌnɪzəm/isim
organizationkuruluş, örgüt; düzen/ˌɔːrɡənəˈzeɪʃən/isim
out of stockstokta yok, tükenmiş/ˌaʊt əv ˈstɑk/kalıp
outdatedeskimiş, modası geçmiş/ˌaʊtˈdeɪtɪd/sıfat
outfitkıyafet, takım/ˈaʊtfɪt/isim
outlineana hatlarıyla anlatmak; taslak, ana hat/ˈaʊtlaɪn/fiil, isim
outstandingolağanüstü, seçkin; ödenmemiş/ˌaʊtˈstændɪŋ/sıfat
overcomeüstesinden gelmek, yenmek/ˌoʊvɚˈkʌm/fiil
overcrowdedaşırı kalabalık/ˌoʊvɚˈkraʊdɪd/sıfat
overduegecikmiş, vadesi geçmiş/ˌoʊvɚˈdu/sıfat
overeataşırı yemek/ˌoʊvɚˈiːt/fiil
overpricedfahiş fiyatlı/ˌoʊvɚˈpraɪst/sıfat
overratedabartılmış, gözde ama hak etmeyen/ˌoʊvɚˈreɪtɪd/sıfat
overtakesollamak/ˌoʊvərˈteɪk/fiil
oweborçlu olmak/oʊ/fiil
package holidaypaket tur, her şey dahil tatil/ˈpækɪdʒ ˌhɑːlədeɪ/isim
packagingambalaj/ˈpækɪdʒɪŋ/isim
pay off(borcu) ödeyip bitirmek; karşılığını vermek/ˌpeɪ ˈɔf/kalıp
pay risezam (maaş)/ˈpeɪ ˌraɪz/isim
payslipmaaş bordrosu/ˈpeɪˌslɪp/isim
peak seasonyüksek sezon/ˈpiːk ˌsiːzən/isim
pedestrianyaya; yayalara ait/pəˈdɛstriən/isim, sıfat
pedestrian zoneyaya bölgesi/pəˈdɛstriən ˌzoʊn/isim
peninsulayarımada/pəˈnɪnsələ/isim
pension yanlış arkadaşemekli maaşı/ˈpɛnʃən/isim
permitizin belgesi, ruhsat; izin vermek/ˈpɝːmɪt/isim, fiil
perseveresebat etmek, azimle devam etmek/ˌpɝːsəˈvɪr/fiil

B2 kelimelerini ezberleme, öğren.

Seviye testiyle doğru yerden başla; Wooloot her kelimeyi unutmak üzereyken tekrar ettirir.