Wooloot

C1 seviyesi İngilizce kelimeler

İleri seviye: akademik metinlerde ve iş hayatında geçen kelimeler. 629 kelime; Türkçe anlamı, okunuşu ve örnek cümlesiyle. Kelimeye dokun, ayrıntısını gör.

KelimeTürkçe anlamıOkunuşuTürü
envykıskançlık, gıpta; kıskanmak/ˈɛnvi/isim, fiil
epicdestan; destansı, muazzam/ˈɛpɪk/isim, sıfat
epidemicsalgın/ˌɛpɪˈdɛmɪk/isim
escalatetırmanmak, büyümek/ˈeskəleɪt/fiil
ethicaletik, ahlaki/ˈɛθɪkəl/sıfat
ethicsetik, ahlak bilimi/ˈɛθɪks/isim
etiquette yanlış arkadaşgörgü kuralları, adap/ˈetɪkət/isim
euphemismörtmece, kibar ifade/ˈjuːfəmɪzəm/isim
evicttahliye etmek, evden çıkarmak/ɪˈvɪkt/fiil
excerptalıntı parça, bölüm/ˈɛksɝːpt/isim
exemptmuaf; muaf tutmak/ɪɡˈzɛmpt/sıfat, fiil
exhibitsergilemek; sergilenen eser/ɪɡˈzɪbɪt/fiil, isim
existencevaroluş, varlık/ɪɡˈzɪstəns/isim
expertiseuzmanlık/ˌɛkspɚˈtiːz/isim
expiresüresi dolmak/ɪkˈspaɪər/fiil
exportihracat; ihraç etmek/ˈɛkspɔːrt/isim, fiil
extinctionyok olma, neslin tükenmesi/ɪkˈstɪŋkʃən/isim
extrovertdışa dönük kişi/ˈɛkstrəvɝːt/isim
fablefabl/ˈfeɪbəl/isim
facilitatekolaylaştırmak, yürütmek/fəˈsɪləˌteɪt/fiil
fallacyyanılgı, safsata/ˈfæləsi/isim
faultyarızalı, bozuk/ˈfɔːlti/sıfat
feasibleuygulanabilir, yapılabilir/ˈfiːzəbəl/sıfat
fictionkurgu, roman türü/ˈfɪkʃən/isim
figurativemecaz/ˈfɪɡjərətɪv/sıfat
file(resmî olarak) yapmak, açmak; dosya/faɪl/fiil, isim
findingsbulgular/ˈfaɪndɪŋz/isim
fine dininglüks restoran yemeği, seçkin yemek kültürü/ˌfaɪn ˈdaɪnɪŋ/isim
fiscalmali, maliye ile ilgili/ˈfɪskəl/sıfat
flare up(hastalık) alevlenmek, depreşmek/ˌfler ˈʌp/kalıp
fluctuatedalgalanmak, inip çıkmak/ˈflʌktʃueɪt/fiil
fluencyakıcılık/ˈfluːənsi/isim
folk talehalk masalı, halk hikâyesi/ˈfoʊk ˌteɪl/isim
folklorehalk bilimi, folklor/ˈfoʊkˌlɔːr/isim
footnotedipnot/ˈfʊtnoʊt/isim
foreseeöngörmek, önceden görmek/fɔːrˈsiː/fiil
formativebiçimlendirici, gelişimi izleyen; kişiliği biçimlendiren/ˈfɔːrmətɪv/sıfat
fossil fuelfosil yakıt/ˈfɑːsəl ˌfjuːəl/isim
fosterteşvik etmek, geliştirmek; koruyucu aile olmak/ˈfɔːstɚ/fiil
fragilekırılgan, kolay kırılır/ˈfrædʒəl/sıfat
free tradeserbest ticaret/ˌfriː ˈtreɪd/isim
free willözgür irade/ˌfriː ˈwɪl/isim
freedom of speechifade özgürlüğü/ˌfriːdəm əv ˈspiːtʃ/isim
freightyük, navlun/freɪt/isim
frescofresk/ˈfrɛskoʊ/isim
fundingfinansman, fon/ˈfʌndɪŋ/isim
garnishsüslemek (yemek); garnitür/ˈɡɑːrnɪʃ/fiil, isim
GDPGSYİH, gayrisafi yurt içi hasıla/ˌdʒiː diː ˈpiː/isim
generalizationgenelleme/ˌdʒɛnərələˈzeɪʃən/isim
generateüretmek, oluşturmak/ˈdʒɛnəˌreɪt/fiil
genretür/ˈʒɑːnrə/isim
glitchaksaklık, küçük arıza/ɡlɪtʃ/isim
globalizationküreselleşme/ˌɡloʊbələˈzeɪʃən/isim
glossarysözlükçe, terimler listesi/ˈɡlɑːsəri/isim
go viralviral olmak, hızla yayılmak/ɡoʊ ˈvaɪrəl/kalıp
gourmetgurme, seçkin (yemek); gurme/ɡʊrˈmeɪ/sıfat, isim
granthibe, araştırma fonu; vermek, tanımak/ɡrænt/isim, fiil
gridelektrik şebekesi; ızgara, kare düzen/ɡrɪd/isim
grippingsürükleyici/ˈɡrɪpɪŋ/sıfat
groundbreakingçığır açan/ˈɡraʊndˌbreɪkɪŋ/sıfat
grudgekin, garez/ɡrʌdʒ/isim
habitatyaşam alanı/ˈhæbɪtæt/isim
harnessyararlanmak (enerjiden), dizginlemek; koşum takımı/ˈhɑːrnɪs/fiil, isim
hasslezahmet, baş belası/ˈhæsəl/isim
hazardtehlike, risk/ˈhæzɚd/isim
healthcaresağlık hizmeti/ˈhɛlθkɛr/isim
hesitanttereddütlü, kararsız/ˈhɛzɪtənt/sıfat
hierarchyhiyerarşi/ˈhaɪəˌrɑːrki/isim
hindsightsonradan anlama, geriye dönüp bakınca/ˈhaɪndˌsaɪt/isim
holisticbütüncül/hoʊˈlɪstɪk/sıfat
hostiledüşmanca, saldırgan/ˈhɑːstəl/sıfat
human rightsinsan hakları/ˌhjuːmən ˈraɪts/isim
humanitarianinsani/hjuːˌmænɪˈtɛriən/sıfat
hypocrisyikiyüzlülük/hɪˈpɑːkrəsi/isim
hypothesishipotez, varsayım/haɪˈpɑːθəsɪs/isim
imageryimge, imgeler/ˈɪmɪdʒri/isim
immunebağışık; etkilenmeyen/ɪˈmjuːn/sıfat
importithalat; ithal etmek/ˈɪmpɔːrt/isim, fiil
improvisedoğaçlama yapmak; eldekiyle idare etmek/ˈɪmprəvaɪz/fiil
impulsivedürtüsel, aceleci/ɪmˈpʌlsɪv/sıfat
incentiveteşvik, özendirici/ɪnˈsɛntɪv/isim
inclusionkapsayıcılık, dâhil edilme/ɪnˈkluːʒən/isim
inequalityeşitsizlik/ˌɪnɪˈkwɑːləti/isim
inevitablekaçınılmaz/ɪˈnev.ə.t̬ə.bəl/sıfat
inferçıkarımda bulunmak, anlam çıkarmak/ɪnˈfɝː/fiil
inflammationiltihap, enflamasyon/ˌɪnfləˈmeɪʃən/isim
infusedemlemek, katmak; aşılamak/ɪnˈfjuːz/fiil
insightderin kavrayış, içgörü/ˈɪnˌsaɪt/isim
instillaşılamak, yerleştirmek/ɪnˈstɪl/fiil
instinctiçgüdü, sezgi/ˈɪnstɪŋkt/isim
insulationyalıtım/ˌɪnsəˈleɪʃən/isim
intakealım, tüketim miktarı/ˈɪnteɪk/isim
integrationuyum, bütünleşme/ˌɪntɪˈɡreɪʃən/isim
integritydürüstlük, ahlaki bütünlük/ɪnˈtɛɡrəti/isim
intensive careyoğun bakım/ɪnˌtɛnsɪv ˈkɛr/isim
interpretyorumlamak; tercüme etmek/ɪnˈtɝːprɪt/fiil
introvertiçe dönük kişi/ˈɪntrəvɝːt/isim
intrusiverahatsız edici, özel hayata karışan/ɪnˈtruːsɪv/sıfat
intuitionsezgi, önsezi/ˌɪntuˈɪʃən/isim
inventoryenvanter, stok listesi/ˈɪnvənˌtɔːri/isim

C1 kelimelerini ezberleme, öğren.

Seviye testiyle doğru yerden başla; Wooloot her kelimeyi unutmak üzereyken tekrar ettirir.